Anasayfa / Forex Giriş / Ticaret Savaşı Nedir? Ticaret Savaşlarının Dünya ve Türkiye Ekonomilerine Etkileri
forex

Ticaret Savaşı Nedir? Ticaret Savaşlarının Dünya ve Türkiye Ekonomilerine Etkileri

Piyasaların gündeminde her ne kadar jeopolitik riskler ön plana çıksa da Trump ve Çin ile tırmanan, Meksika, Hindistan, Kanada, Rusya, Türkiye ve Avrupa ülkeleri dahil çok geniş coğrafyaya sıçrayan ticaret savaşları; Türkiye ve dünya ekonomileri açısından ciddi riskler oluşturuyor.

ABD hükumeti

ABD hükumetinin ülke ekonomisini korumacı yaklaşımla hedef aldığı Çin’in baş rolde olduğu ticaret savaşlarının Türkiye ve dünya ekonomilerine negatif etkilerine ekonomistler dikkat çekiyor. Son ekonomik veriler ve global piyasalarda oluşan yüksek volatilite de haklı olduklarını teyit ediyor. Bu çerçevede yatırımcıların daha sağlıklı karar alabilmeleri adına  ticaret savaşları nedir, Türkiye ve dünya ekonomileri üzerinde etkileri nelerdir, ticaret savaşlarının alt yapısı ve ekonomik boyutu dahil ana hatları ile genel bir çerçevede irdeleyelim.

Ticaret savaşlarının Forex piyasalarına etkisi

Ticaret savaşları Forex yatırımcıları için arayıp da bulamadıkları piyasa hareketlerine sebep vermektedir. Foreks yatırımcıları bu gibi zamanlarda güvenli liman olacak parite yada emtialarda trend yönünde işlemler ile büyük kazançlar elde etmek için büyük fırsatlar yakalamaktadırlar. Forex enstrümanları arasında USDTRY EURTRY ve altın bu günlerde en popüler olanlar. Forex stratejisi belirlemekte zorluk çeken ve özellikle yeni başlayan forex yatırımcılar için net olarak yön bulan enstrümanlar kazanca ulaşmak için büyük fırsatlar sunmaktadırlar.

Ticaret savaşları nedir?

Ticaret savaşları; ülkelerin korumacı yaklaşımla yerli sanayiyi geliştirmek, yeni iş kolları yaratmak, ya da eski iş kollarını canlandırmak adına ithal ürünlere ve dış ülkelere ekstra vergi koyması ve ihracat ürünlerine uygulanan kotayı artırması, diğer ülkelerin de aynı şekilde misilleme yapmasıdır. Ticaret savaşları kapsamında ülkelerin portföy yatırımlarını kısıtlaması, turizme sınırlama getirilmesi, Çin menşeli Huawei’ gibi dünya devi şirketlerden ithal sınırları getirmesi gibi çok geniş alanlarda da bir dizi yaptırımlarda devreye girmektedir.

Ticaret savaşlarının alt yapısı

ABD’nin dış ticaret açığı son on yılın en yüksek seviyesine ulaşarak 2018 yılında 621 milyar dolara ulaştı. Bu seviye; dış ticaret açığının en yüksek olduğu 2008 yılında ki resesyona benzemesi açısından büyük önem taşıyor. Dolayısıyla da ABD başkanı Donald Trump hükumetinin seçim vaatlerinde çok büyük öneme sahip olan dış ticaret açığını düşürme programını 2018’de uygulamaya geçiriyor. Ve dış ticaret açığında çok büyük kalemlere sahip olan başta Çin olmak üzere Meksika, Kanada, Avrupa Birliği, Hindistan, Rusya gibi birçok ülkenin işlenmiş ürün, ham madde ve ara mamullerine ekstra vergi ve kota uygulayarak ticaret savaşlarını gündeme getiriyor.

1 – ABD Çin ticaret savaşı

ABD ile Çin arasındaki ticaret açığı 15 yılda Çin’in lehine yüksek ivmede gelişerek 2018 yılı rakamları ile 419 milyar dolara ulaştı. ABD bilgisayar, cep telefonu, giyim eşyası başta olmak üzere 540 milyar dolarlık ürün ithal ederken otomobil, soya fasulyesi ve ticari uçak başta olmak üzere sadece 120 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirebildi. Çin’in dış ticarette bu kadar güçlenmesinin altında ise 2014 yılı başından itibaren imalat sanayinde önemli bir dönüşüm sürecine girmesi yatıyor. Dünya lideri olma vizyonunda ve “Made in China” kapsamında  2025, 2035 ve 2049 yıllarında sona ermesi planlanan üç aşamalı bir hedef geliştiren Çin hükumeti robotik, havacılık, güç ve enerji ekipmanları, bilişim teknolojileri başta olmak üzere 10 sektörü sübvanse ederek bu hedefi doğrultusunda çok hızlı gelişme kaydediyor. Hatta 2030 yılına kadar dünyanın birincil yapay istihbarat merkezi olma yolunda ilerliyor. ABD ise bu büyümeden daha fazla pay alma amacıyla dış ticaret açığında önemli payı olan Çin ile işbirliği içinde olmak istiyor. Diğer taraftan seçim vaatlerinde Çin ile ticaret açığının azaltılacağı vaadinde bulunan Trump, Çin’in ABD’den daha fazla ihracat yapması yönünde baskılarını artırırken Çin’den ithal edilen ham madde ve işlenmiş ürünlere ilave vergi koymuş ve belirli ürünlerde kotaları artırmış durumda. Trump yönetimi ticaret savaşı olarak adlandırılan bu dönemde 2018 yılı itibari Çin ithalatında ilk önce 250 milyar dolarlık, daha sonra 200 milyar dolarlık malda vergi tarifeleri% 25’e yükseltti. Ardından (halihazırda yüzde 25 vergi uygulanan 250 milyar dolarlık ithalat hariç) 300 milyar dolarlık Çin ürününe yüzde 10 vergi uygulanacağını açıkladı.  Ekonomistler tarafından Trump’ın adımı ABD’li tüketicileri ticaret savaşları kapsamında bugüne kadarki hamlelerine kıyasla daha doğrudan etkileyecek bir hareket olarak gözüküyor. ABD’nin artan baskısına misilleme olarak 1 Haziran 2019’da Çin, 60 milyar ABD doları tutarında % 25 tarife ile misilleme yaptı .  Ekonomistler bu misillemenin ABD’de faiz oranlarının yükselmesine neden olacağı ve ABD ekonomisini yavaşlatacağına dikkat çekiyor.

2 – ABD Avrupa ticaret savaşı

Trump yönetimi dış ticaret açığında büyük paya sahip diğer oyuncu Avrupa Birliğinden ithal edilen 7.5 milyar dolar değerinde ki tarım ürünleri, zeytinyağı ve tekstil gibi birçok ürüne ek vergi getirdi. Yüzde 10 ile 15 arasında değişen ek vergi uygulaması ise 15 Ekim tarihi itibari ile uygulayacağını ilan etti. ABD’nin, Avrupa’dan ithal mallarına gümrük vergisi kararına Cenevre’deki Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) Boeing ile rekabette Airbus’a hukuksuz teşvik verilmesi ise gerekçe oldu.  Bu cephede de herhangi bir müzakere sağlanmaması durumunda Amerika ve Avrupa vatandaşlarının olumsuz etkilenmesi bekleniyor.

3 – ABD Meksika ticaret savaşı

ABD dış ticaret açığında yükselen bir diğer ülke Meksika. 2017 yılına göre yüzde 14.9 oranında daha fazla ithalat gerçekleştiren Meksika 81.5 milyar dolar ithalat ile dikkat çekiyor. ABD’nin özellikle çelikte yüzde 25 ve alüminyumda yüzde 10’luk ek vergi uygulamasına Meksika’da çelik, elma, peynir, patates ve domuz eti gibi ürünlere yüzde 25 vergi getirerek tepki veriyor.

Ticaret savaşlarının ekonomik boyutu

Ticaret savaşlarının Türkiye ve dünya ekonomileri üzerinde  istatistik portalı Statista tarafından ölçümlenen ilk verilerine göre ABD Başkanı Donald Trump’ın 524 milyar dolar değerindeki ürün için tarife koyarken misilleme olarak da hedefteki Avrupa Birliği (AB) ile Çin, Türkiye, Hindistan ve Rusya gibi ülkeler de toplam değeri 104 milyar doları aşan ABD malları için gümrük vergisi getirdi. Trump’ın başlattığı ticaret savaşıyla yürürlüğe konulan tarifeler ve bunlara karşılık uygulamalar yaklaşık 630 milyar değerinde ürünü etkiledi. Araştırmada, bu vergilerin şirketlerin maliyetlerini artırdığı şimdilik tüketiciye çok yansımadığını fakat ABD’deki şirketlerin artan maliyetleri müşterilerine yansıtmaya başlamaları durumunda ülkedeki tüketiciler için yıllık yaklaşık 115 milyar dolar düzeyinde ek maliyet oluşacağı tahmin ediliyor.

Ticaret savaşlarının dünya ve Türkiye’ye etkileri

Ticaret savaşlarının ülke ekonomilerinin her ne kadar korunması amacıyla yapılsa da uzun vade de global ekonominin yavaşlaması beraberinde ithalat ara malların maliyetinin artmasına bağlı olarak maliyetlerin yükselmesi ve karlılığın düşmesi beraberinde ise sektörlerin küçülmesi gibi trajik etkileri var. Ticaret savaşlarının ülkeler arasında yayılması ise global ekonomide ciddi yavaşlama sinyallerini üretmeye başlamış durumda. ABD başkanı Trump ve Çin ile başlayan ve dünyaya yayılan ticari savaşların global ekonomiyle birlikte birçok ülkenin reel ekonomisini vuracağı, fabrikaların üretimlerini dolayısıyla da hane halkını etkileyeceği yönünde tehditlere şimdiden birçok ekonomist dikkat çekmeye başladı bile. The Institute for Supply Management’s (ISM), Amerika’nın 2019 ayı üretim göstergelerindeki yavaşlama ise ekonomistlerin bu korkularını destekler yönde çünkü 2009 Haziran ayından beri en düşük yavaşlama göstergelerinin geliştiğini gösteriyor. Global ekonomide yavaşlama aynı zamanda şirketlerin genişleme ve yenilik yapmaktan caydırması, iş ve geçim kaynaklarının da daralması, şirket karlılıklarının düşmesi anlamına geliyor. Diğer taraftan ticaret savaşının Trump ve Çin arasında kalmayıp, Amerika’nın en büyük müttefiki Avrupa’ya da sıçramış olması, Brexit sürecinde global ekonomi de daha ağır bir tablonun gelişeceği yönünde korkuları artırıyor.

Türkiye ticaret savaşlarını fırsata çevirebilir mi?

ABD’nin Çin, Meksika, Kanada, AB bölgesi, Hindistan gibi birçok ülkeye getirdiği ekstra vergi ve ek kotlar global resesyon endişelerini artırıyor. Türkiye için AB pazarı 2018 sonunda, 83 milyar dolarlık ile ihracatın yüzde 50 sini oluşturuyor. Ancak son gelen veriler gösteriyor ki AB bölgesinde en iyimser rakamlarla yüzde 1,1 büyüme bekleniyor. Bu durumda Türkiye’nin ABD pazarında ekstra kota ve vergi uygulanan ülkelerden doğan boşluğu doğru siyasal eksende fırsata çevirebilmesi için ticaret odaları çalışmalar başlatmış durumdalar.ABD ile 2018 rakamları ile ticaret hacmimiz 23 milyar dolar; 10.9 milyar dolar ihracat ile Türkiye’nin 4. Büyük ihracat pazarı. Bu rakam 10 senede 4 katı artışı gösterse de hala ABD’nin ithalat yaptığı ülkeler arasında 32. sıradayız. TİM, ABD’nin ithal ettiği 192 ürünün listesini çıkarmış ve biz bu ürünlere odaklanırsak ticaret hacmimizin 100 milyar doları bulabileceği konuşuluyor. Çünkü Türkiye ABD pazarına zeytinyağı, bisküvi, makarna, dondurulmuş balık, ev tipi buzdolabı, ahşap mobilya, kara taşıtları aksamları gibi birçok üründe hali halihazırda sıfır (0) vergi ile ihracat fırsatına sahip. ABD pazarında en önemli oyuncu olan Çin ile oluşan ticari savaş ABD’nin uyguladığı/uygulayacağı ekstra ithalat vergileri dikkate alındığında, Türk malları için avantajlı bir süreç başlatabilir. Tabi tüm bu süreçte etkin olacak kısım ise ABD ile siyasi ilişkilerde nerede konumlanacağımız.

Ticaret savaşları Forex yatırımcıları için avantaja dönüşüyor

Piyasalarda oluşan bu makro ekonomik piyasalarda aşağı yada yukarı hareketlerin boyutlarını büyütmektedir. Stabil zamanlarda piyasa yatırımcıları için paralarını kısa zamanda yüksek kazançlara ulaştırmaları zorlaştırmaktadır. Forex yatırımcıları bu gibi aşırı hareketli piyasaları kazanca dönüştürmek için büyük fırsatlar sunuyor.